İYİ BİR UYKU İÇİN ALTIN DEĞERİNDE ÖNERİLER BURADA!

Ne olursa olsun, havalar nasıl olursa olsun,  uykunuz iyi olsun! İyi bir uyku sağlıklıdır, zihninizi dinç tutar ve hayata ve güne pozitif bakmanızı ve yaşamanızı sağlar gibi gibi. Son zamanlarda gerek teknolojinin ilerlemesi, gerek hayatın hızlanması ile uykumuzdan maalesef çok feragat etmek zorunda kalıyoruz. Bu da gün içerisinde ve hayatımızda pek çok probleme yol açıyor….

baba.

4 harf ve içinde sonsuz şeyler ifade eden bir kelime…

BEN GİDİYORUM ÇOCUK!

Bak hava fısıldıyor ayrılık zamanını, Gökyüzünün yanaklarından süzülüyor damlalar, Geldi çattı o an işte, Ben gidiyorum çocuk…

MUTLU MUSUN? – İYİYİM BEN!

Yunus sordu, ben adamın gözlerine bakarak, kalbime sanki bir bıçak saplanırcasına vücudumun her yerine batarken o sorular, gözlerimi alamadım ondan! Muhtemelen geçtiğimiz günlerde yayınlanan “Vicdan” dizisinde Yunus ve Keriman’ın yemek sahnesi izleyenlerin birçoğunda aynı etkiyi yarattı.

BU YAZININ ALTINA İMZAMI ATARIM!

“Erkekler çok severler böyle kadınları.Birinin onlara muhtaç olduğunu görmek birçok duygusunu okşar erkeğin.”                                              Aylin Kotil

HİÇ BIRAKMA BENİ!

Geçmiş belki de her zamankinden daha çok peşimde… Bırakmıyor! Kurtulmak istedikçe daha çok yapışıyor yakama! Kurtulmak istediğim hisler, Hayallerim, düşlerim…

ÇOKTA “TIN!”

Dikkat: Benden beklenmeyecek kadar iddialı ve atarlı bir yazı!

Ey Eros!

                                                                                                             …

Bir ben miyim?

Aşkın saklı olduğu o gölgeyi, Bulan biri miyim, Acaba ben?

Hayat izlerle güzel…

Düşün, 5 yaşındasın, Park, sokak veya bahçe… Nerede olduğun önemli değil, Bir masalın içerisindesin…

Şizofren değilim… ?

Yazmanın ve yazdıklarını paylaşmanın en güzel yanı da “yorumlar”… Malumunuz, uzun zamandır yazıyorum. Daha önceleri yazdıklarım bana kalırdı. Sonrasında bir blogla başladım yazmaya…

Erteleme eline geçen hiçbir şansı!

“Hayat kısa… Kuralları yık, kolay affet, yavaşça öp, kalpten sev ve; Yüzünü güldürmeyi başaran hiç bir şeye sırtını dönme.” Hz. Mevlana Uzun zamandır kendimi çok sorguluyorum. Eee hafiften yaş almaya başlayınca insan, ister istemez geriye dönüp bakmaya başlıyormuş. Gençlikte onlarca yıl sonrasını iple çekerken, yaş aldıkça bir dakika öncesini yaşayabilmek herşey oluyormuş.

Hayatı akışına bırakamıyorum…

Çok kötü bir özelliğim var benim ve bundan çok rahatsızım, a dostlar… Çünkü hayatı bana zehir ediyor, o an içerisinde hiç mutlu olamıyorum, içinde bulunduğum zamanı kaçırıyorum!

“Savaşım da, zorum da kendimle!”

Bugün yoğun bir gün oldu fakat bu yoğunluğa rağmen az da olsa kendime küçük bir zaman ayırdım. Röportajlarından izlediğim ve okuduğum kadarıyla kişilik olarak kendime çok benzettiğim Beyonce’nin bir röportajı gözüme çarptı ve hemen başladım izlemeye.

“Nasıl hissediyorsan öyle?”

Duyguların kuralı olur mu? Duygulara akıl müdahale  edebilir mi? Bilmiyorum…   Geçenlerde Esra ile bir konu hakkında konuşuyoruz, “Ne yapmalıyım sence?” dedim, “Nasıl hissediyorsan öyle tabii ki…” dedi. O gün, bugündür ben hala o çözümü düşünüyorum. Bu süreçte şunu farkettim; “Ben hiç nasıl hissediyorsam öyle davranmamışım ki…” Affalladım, “Nasıl yani?” dedim. Bünyeye ters ya düşünmeden,…