People-Holding-Question-Marks-In-Front-Of-Faces-e1436292304708Adımızı sosyal medyadan duyan birçok arkadaşımızın ortak merakı “Nedir bu ShufflePost?”…

Bu soruyu sormakta çok haklısınız. Çünkü biz daha kendimizi anlatmadık, büyük bir heyecanla kendimizi kaptırdık gidiyoruz.

Daha önceleri mugekececi.wordpress.com olan ve yaklaşık 2007’den beri aktif olarak kullanılan sitemizi yeniledik ve ShufflePost olarak, 2012’den beri yayındayız. Sizlerle değişik bulduğumuz, beğendiğimiz, korktuğumuz, düşündüğümüz, içimize dokunan birçok şey paylaştık. Zaman işlemiyor adeta koşuyor…

Peki ShufflePost nedir? Nereden çıktı? 
Beni tanıyan çevremdeki birçok insan bilir, liseden beri aktif olarak düşüncelerimi, beğendiğim melodileri ve fotoğrafları “Keep Dreamin!” adlı blogumda paylaşıyordum.

Daha sonra okul bitti, bittiği gibi de çalışmaya başladım. Daha önceleri Pınar Abla’m ve Bora Abi’min desteği ile Hürriyet’te staj yapmıştım. O zamanlar anlamıştım bana yazmanın ne kadar keyif verdiğini. Bu iş başkaydı, yazmak ve bunları insanlarla paylaşmak eşsiz bir duyguydu. Hatta adeta bir büyüydü.

Sonra Pınar Abla Habertürk’te HT Hayat projesini hayata geçirdi ve ben de o projenin bir parçası oldum. Daha sonra “Blog açıyoruz” dedi. O blogunda bir parçası oldum. Moda, hayat, düşüncelerim vb. yazılarımı hem HT Hayat’ta hem de benimgibi.net’te paylaşmaya başladım. Kendimi o kadar kaptırmıştım ki, kendi bloguma çok nadir yazdığım çok özel şiir vb. şeyleri yazıyordum. Ama her gece günlüğüme birkaç birşey karalamayı ihmal etmiyordum.

Bir senelik HT Hayat ve benimgibi.net maratonundan sonra işten ayrıldım ve bilirsiniz, işten ayrılan insanın etrafını onlarca insan sarar ve her kafadan bambaşka sesler çıkar. Bu seslerden hiç rahatsız olmadım fakat kendimle baş başa kalıp düşünemediğimi farkettim.  Blogumda ya da sosyal medyada bir kelime dahi paylaşmadım. Birşeyler yapmak istiyordum ama ne?

Yaklaşık bir ay sonra birkaç arkadaşım “Neden yazmıyorsun?” diye aramaya başladı. Yine de canım çok yazmak ya da birşey yapmak istemiyordu. En son, her zaman yanımda olan, beni cesaretlendirecek güce sahip Arzu aradı ve “Hadi artık başla!” ile biten cesaretlendirici bir konuşma yaptı.

“Tamam” demiştim bir kere ama ekledim; “Gel birlikte olsun!”.

Ben yapamam dedi (fakat kendisi şu an benden daha çok okunuyor)
“Yaparsın. Ben sana öğretirim” dedim.

Onu ikna ettikten sonra iki haftalık bir  beyin fırtınası sürecine girdik. Öncelikli işimiz benim blogun adını değiştirmek oldu.

Fakat adı ne olacaktı?
Yaklaşık 2 hafta kadar düşündük ve bir akşam yine beyin fırtınası yaparken Arzu bir yandan uyuklarken bir anda ekranda bir kelime belirdi “Shuffle”

İkimizden de bir anda “Bu!” kelimesi çıktı. Sonra dedik ki, shuffle’ın yanına bir de blog olacağı için “post” kelimesini ekleyelim. İsmimiz beş dakika içinde “ShufflePost” olarak çıktı. Kanımız kaynadı bu isme, çok sevdik. Hemen heyecanla konu başlıklarımızı belirledik, ismimizi aldık, sosyal medya hesaplarımızı hazırladık ve kısa bir sürede sizlerle buluştuk.

Hatta bir tane yazarımız bile var. İlk transferimiz kuzenim İrem oldu. Onun da kalemine, zevklerine ve düşüncelerine çok güveniyoruz. Güvenimizi boşa çıkarmadı hatta çok iyi gidiyor.

Kısacası ShufflePost ben ve Arzu’nun girişimleri ile hazırlanmış, 18-30 yaş arası geniş bir kitleyi hedefleyen; moda’dan müziğe, kitaplardan filmlere, yeme içmeden dekorasyona kadar geniş bir yelpazeye sahip günlük. Bu günlükte isteyen herkes yer alıp, düşüncelerini ve beğendiklerini paylaşabilir. Herhangi bir kar amacı gütmüyoruz. Sadece sizlerin girip, keyifli zaman geçirebilecekleri birşeyler hazırlamaya çalışıyoruz.

Zaman işlemiyor adeta koşuyor…
Başta sadece arkadaşlarımızın ziyaret ettiği bu blog şu anda 10.000’in üzerinde ziyaretçisiyle büyük bir aile oldu!

Bir odadan garaja…
ShufflePost büyüdü gelişti. Enginlere sığamadı taştı. Bizimle konuşan herkesten “biraz daha profesyonelleşin, tamam yine gönlünüzce yazın ama profesyonelleşin markalaşın” tavsiyelerini alınca bir durduk.

Hal böyle olunca, ee bizde de üretecek içerik bitmeyince oturduk düşündük “Ne yapabiliriz?” diye sorduk ekip olarak kendimize ve bir karar verdik.

Evimizin alt katında oturma odası olarak hazırladığımız garajı bir home-office’e çevirdik. Kalemler, rahat koltuklar, televizyon, onlarca kahve ve çay çeşitleri, yüzlerce kitap, dergi arasında  dedikodu yapıyoruz, dergi karıştırıyoruz, yenilikleri araştırıyoruz, düşünüyoruz, okuyoruz ve bunların hepsini ShufflePost markası altında yazıyoruz! Takipte kalın çok sevimli yeniliklerimizi önümüzdeki aylarda buradan duyuruyor olacağız!

Bu süreçte sizlerle değişik bulduğumuz, beğendiğimiz, korktuğumuz, düşündüğümüz, içimize dokunan birçok şey paylaştık ve paylaşmaya da devam edeceğiz… Bizi destekleyen, takip eden ve önerileri ile her zaman yanımızda olan herkese çok teşekkür ederiz…

ShufflePost’la nice beraber aylara, yıllara=)

Bu arada önerileriniz ve şikayetlerinizle [email protected] adresinden bize ulaştırabilirsiniz…

Bizi ayrıca
Facebook sayfamızdan:   https://www.facebook.com/ShufflePost
Twitter sayfamızdan:        https://twitter.com/ShufflePost
Pinterest sayfamızdan:    http://pinterest.com/shufflepost/
Instagram sayfamızdan: http://instagram.com/shufflepost

Takip edebilirsiniz…

*****************************

 

NOT: 
Ya bir adres, bir telefon yok mu? Sizlere nasıl ulaşacağız derseniz…

Gerçeğiz, canlıyız ve nefes alıyoruz. Şimdilik küçük bir ekibiz ve evlerimizden çalışıyoruz. Bizlere sosyal medya adreslerimizden veya [email protected] adresinden ulaşabilirsiniz.

Dahası İletişim sayfasından bize nasıl ulaşacağınıza dair detaylı bilgi alabilirsiniz.

Bunu yazan Müge Keçeci =)

Sevgiler…

I am text block. Click edit button to change this text. Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Ut elit tellus, luctus nec ullamcorper mattis, pulvinar dapibus leo.